Kanserin belirtileri nelerdir?

Kanser nedir?

Maalesef son zamanlarda çağımızın hastalığı haline gelen kansere ülkemizde yıllık 175 bin kişinin yakalandığı yapılan istatistik çalışmalar sonucunda raporlanmıştır. Peki bu korkunç hastalık olan kanser nedir? nasıl ortaya çıkar? Kanser, en genel tanımı ile vücuttaki hücrelerin yönetim merkezi olan hücre çekirdeği hücrelerin bölünmesinden sorumlu üst düzey bir yönetici gibidir ve hatalı genlerden oluşan hücrelerin apoztosis olmasını sağlar yani bir nevi ölüm emri verir.

Çünkü vücudun öyle sağlam ve düzenli işleyen bir sistemi vardır ki bozuk ve hatalı olana vücutta yer yoktur. Ama kanser hücrelerin hücre çekirdeğinden bağımsız olarak sürekli çoğalması ve hatalarının da kontrol edilip yok edilmemesi sonucu oluşur. Aslında sebebi ne kadar basit gibi görünse de bu olay işte kanserin sebebini oluşturmakta ve vücudun savunma mekanizmasının bozulmasına neden olmaktadır. Kanser hastalığı tek bir çeşit hastalık olmayıp,  yüzden fazla çeşidi bulunan bir hastalıktır.

kanserin belirtileri nelerdir
kanserin belirtileri nelerdir

Peki bu kanser hastalığı neden oluşur?

Vücudumuzdaki o sistem hangi sebepler yüzünden bozulmaktadır? Kanserin oluşmasının üç ana sebebi vardır. Bunlar: genlerde oluşan mutasyonlar yani, bozukluklar, çevresel etkenler ve kişinin yaşam tarzıdır. Sağlıksız ve dengesiz beslenme,  vücudun temel fizyolojik ihtiyaçları olan yemek yeme, dinlenme ve uyku düzeninin bozulması; ayrıca alkol ve sigara tüketimi gibi etkenler birleşerek bu hastalığın oluşumuna neden olur.

Gece vardiyalı çalışan insanlarda kanser hastalığına yakalanma riski fazladır. Neden? diye soracak olursanız, her insanın vücudunda biyolojik bir düzen vardır. Gece uyulması, gündüz ise günlük rutinde olacak şekilde bir yaratılış vardır. Siz ne olursa olsun böyle bir döngüyü bozarsanız tabi ki aksaklıklar ve sıkıntılar bir süre sonra baş gösterecektir. İnsanın gece 2-3 gibi derin uykuda ve karanlık bir ortamda uyumasını uzmanlar özellikle üstüne basa basa söylemektedir.

Peki neden? Biraz önce de dediğimiz gibi insan vücudu öyle muazzam bir şekilde yaratılmış ki aslında her şeyin bilimsel bir açıklaması bulunmaktadır. Çünkü gece uykusunun en derin anında vücutta salgılanan melatonin hormonu vardır. Bu hormonun diğer bir adı da karanlık hormonudur. Bu hormonun saymakla bitmeyecek faydası vardır. Gece uyurken salgıladığı için, uzmanların neden karanlıkta uyumamız gerektiğini ısrarla söylediğini daha iyi anlıyoruz sanırım.

Karanlık hormonu; kişinin yaşına, cinsiyetine, yaşama tarzına, beslenme düzeyine, hatta daha da fazlası ilaç kullanmasına bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Karanlık hormonunun, antioksidan özelliği bulunduğu gibi kanserden koruyucu etkisi de bulunmaktadır. Ayrıca bu hormon kişinin günlük yaşantısında yaşadığı strese göre de salgılanma düzeyi azalmaktadır. Her türlü hastalığa neden olan stres, üzüntü, depresyon hali kanser hastalığının oluşumunda da karşımıza çıkmaktadır.

Çünkü stres vücudun bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkilemektedir. Unutmayın kanser hastalığının öldürücü olmasının nedeni aslında birebir olarak kanser değildir. Kanser vücudun savunma sistemini yerle bir ettiği için, az zararlı olan bir mikroorganizma bile vücudumuz için ölümcül olmaktadır.

Kanser Hastalığının Genel Belirtileri

Hastalığın belirtileri şunlardır:

  • Yüksek ateş, halsizlik
  • Aşırı kilo kaybı
  • B12 vitamini eksikliği
  • Ağrı
  • Tuvalet alışkanlıklarında değişiklik

    kansere nanotıp çözüm
    kansere nanotıp çözüm
  • Vücudun herhangi bir yerinde ani oluşan morluklar
  • Lenf bezlerinde şişlik olması
  • Kronik öksürük
  • Horlama
  • Kanlı balgam
  • Ses değişikliği, kırıklığı

Bunlar genel belirtilerdir. Kanser çeşidine göre değişkenlik göstermektedir.

Kanser Tedavisi

Unutmamalıyız ki erken tanı ve teşhis hayat kurtarır. Bu hastalığın ilk aşamasında fark edilmesi, ilaçla ya da küçük cerrahi operasyonla tedavi edilebilecekken, diğer evrelerde kemoterapi, radyoterapi, ışın tedavisi süreçlerine sebep olmaktadır. Kanser denilince ilk akla gelen kemoterapdir. Kemoterapinin ama çoğu insan anlamını bilmez kemo kimyasal terapi ilaç, şifa veren demektir.

Bunu serum ile birlikte genelde 21 günde bir olmak üzere ‘tabi hastanın durumu çok önemli’ verilmektedir. Kemoterapi kansere neden olan kontrolsüz bölünen hücreleri öldürürken, vücuda verdiği zararlar saymakla bitmemektedir. Kemoterapi alan kişilerde mide bulantısı çok olmaktadır, bu da diğer sağlıklı hücrelere de zarar verdiğinin göstergesidir. Şuan ülkemizde de ilerleyen nanoteknoloji ve nanotıp işte tam burada karşımıza çıkıyor.

Nanotıpın amacı ileri teknoloji yöntemlerini kullanarak özellikle bu kanser hastalığında birçok çalışmalar yapılmakta ve halen devam etmektedir. Nanotıpta kompozit malzemeler ile bu kanserli hücreleri tanıyacak bir nevi anten görevinde ya da puzzle parçası gibi düşünebiliriz. Sadece o hastalıklı sağlıksız hücreyi tanıma özelliği olduğu için sadece o hücrelere yapışarak onları imha etmektedir ve diğer sağlıklı hücreler hemen hemen hiç etkilenmemektedir.

Hatta nanotıp da öyle çipler geliştirilmektedir ki ‘tabi ki bu hastalık belli evreye gelmeden anlaşılmamakta, ancak nanotıpta çipler ki bunlara lab-on-a-chip adı verilmekte’ bu çiplerin içine o kanser hücrelerini tanıyacak nanoteknolojik malzeme yüklenerek damar yolu ile vücuda verildiğinde bu malzemenin kendine özgü ışıma rengi bulunmakta, ki bu malzemeye floresens, denilmektedir. Kanserli hücreyi bulunca farklı renkte ışıma yaprak ve bunu ileri teknolojik cihazlarla tespit edilip bakıldığında kanserli tek bir hücre bile bulunup imha edilmektedir.

2016 yılında kanserle ilgili en önemli gelişme şüphesiz ki Küba da kanser aşısının bulunmasıdır. Oradaki bilim adamları bu hastalık için çığır açacak bir gelişme bulmuşlardır ki en önemli şey bunu satmamaları, istedikleri tek şey Küba’ ya gitmeniz. Son yıllarda hiç Küba’ ya gitmemiş olan Amerika da bu büyük gelişmenin ardından temsilci olarak Başkan Obama Küba’yı ziyaret etmiştir.

Hem bu gelişmeyi kutlamış hem de bu kanser aşısının üretimini yapmak istemiştir. Ancak Küba’daki bu koca yürekli bilim adamları kesinlikle satışını yapmayacaklarını, insanlara ücretsiz olarak vereceklerini dile getirmişlerdir. Kanser aşısı sayesinde kanser hastalığı da bir zamanlar ölümcül hastalık olan suçiçeği, veba, kızamık hastalıkları gibi aşısını bulduktan ve zorunlu olarak herkese uygulandıktan sonra ölümcül etkisi ile birlikte hastalığın da görülme oranı azalmıştır. Umarız yakın zamanda kanser hastalığı da böyle olacaktır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.